İndirim!

Bediüzzaman Efsanesi ve Said Nursi Gerçeği

Bu kitapta; sosyal tarihimizde derin izler bırakan bir emekçi mahallesinin emekçiler tarafından direnişle kuruluşunun hikayesini anlatan röportajlar yer alıyor. Konuşanlar, kuruluş günlerindeki çetin mücadeleleri bizzat yaşayanlardır.

Yazarları da öyle…

28.00  21.00 

Share this product!

Kitap Detayları

Ebatlar

15 x 23 cm

Yayınlanma Yılı

2015

Sayfa Sayısı

448

ISBN

9786056477577

Yazar Hakkında

Emrah Cilasun

Emrah Cilasun

1966’da İstanbul’da doğdu. 1978’de ailesiyle birlikte Almanya’ya iltica etti. Halen Almanya’da yaşamakta, tarih araştırmacılığı, belgeselcilik ve çevirmenlik yapmaktadır.
Eserleri:
• Fırtınalı Yıllarda İbrahim Kaypakkaya – Bilinmeyen Yazılar (Belge Yayınları, 1994).
• İbrahim Kaypakkaya’nın hayatını anlatan belgesel: Kırmızı Gül Buz İçinde (1998) (El
Yayınları, 2008).
• Mustafa Suphi’yle Yoldaşlarını Kim Öldürdü? (Agora Kitaplığı, 2008).
• “Baki İlk Selam” – Çerkes Ethem (Agora Kitaplığı, 2009).
Çevirileri:
• Helmut Ortner, Suikastçı – Hitler’i Tek Başına Öldürmek İsteyen Adam, Georg Elser (Agora
Kitaplığı, 2011).
• Helmut Ortner, Sacco ve Vanzetti – Amerika’da İki İtalyan, Bir Hukuk Cinayeti (Agora
Kitaplığı, 2012).
• Helmut Ortner, Cellat –Hitler’in Hizmetindeki Katil, Ronald Friesler (Agora Kitaplığı,
2013).
• Rafik Schami, Mario Usta’nın Yaramaz Kuklaları, (Kırmızı Kedi, 2014).
Kolektif Çalışmaları:
• Resmi Tarih Tartışmaları-2 (Özgür Üniversite Kitaplığı, 2006).
• Resmi İdeoloji Sözlüğü (Özgür Üniversite Kitaplığı, 2007).

“Mustafa Suphi ve Yoldaşlarını Kim Öldürdü?” ve “Baki İlk Selam – Çerkes Ethem” kitaplarının da yazarı olan Emrah Cilasun’dan tartışma yaratacak bir çalışma… İlk kez yayınlanan yabancı arşiv belgelerine dayandırılarak hazırlanan bu çalışmayla Said Nursî etrafında oluşturulan sis perdesi dağılıyor.

“Bugün toplumsal hayatın din tarafından şekillendirildiği bir Türkiye ile karşı karşıyayız. Günübirlik yaşamın içerisinde başta kadınlar olmak üzere bütün toplumun baş döndürücü bir süratle din tarafından çembere alındığına şahit olmaktayız. Sanattan bilime, eğitimden siyasete kadar dinin toplum üzerinde bir üstyapı kurumu olarak oynadığı rol ve bu rolü perçinleyen, siyaset sahnesinin sağ ve sol aktörleri tarafından dine atfedilen önem anlaşılmadan, ‘Neden Said Nursî?’ sorusuna verilecek bir cevap sathi kalacaktır. Rejim, üst yapıda din kurumunu bir hayli tahkim etmektedir. Fakat mevcut resmi ideolojiye ne olmuştur da böylesi bir tahkimin gereği görülmüştür? Resmi ideolojide bir değişikliğe mi gidilmektedir? Bu sorulara verilecek cevaplar, bizi, “Neden Said Nursi?” sorusunun cevabına bir hayli yaklaştırmış olacaktır. Her fırsatta Müslümanlığına ve Osmanlı mirasına vurgu yapan Türkiye’nin hakim sınıflarının bu özgüveni ve pragmatizmi ile Said Nursi arasında ne gibi bir ilişki vardır? Başka bir ifadeyle, bugün temelleri atılan yeni resmi ideolojinin tarihsel arka planında Nursî’nin ne gibi bir etkisi olabilir?

Emrah Cilasun, dört sene boyunca Alman, Fransız, İngiliz ve Rus arşivlerinde yaptığı araştırma sonucu bulduğu belgelere dayanarak Said Nursi’nin doksan yıllık hayatını inceledi ve kaleme aldı. Böylece ortaya Jön Türk hareketinden 31 Mart’a; Birinci Cihan Harbi’nden Cumhuriyet’in kuruluşuna; İkinci Cihan Harbi’nden çok partili döneme kadar Said Nursî’nin Türkiye’nin yakın tarihindeki gerçek rolünü bilmek isteyenler için önemli bir kaynak eser oluştu.”