Blog

Çin’in geçmişi için mücadele

Bilim ve Gelecek, 1 Nisan 2021, Can Yılmaz

Adelaide Üniversitesi’nden Profesör Mobo Gao’nun kaleme almış olduğu “Çin’in Geçmişi İçin Mücadele: Mao ve Kültür Devrimi” adlı kitap yakında Patika Kitap tarafından yayımlanacak.
Kitabında, Çin deneyimine ve ona dair yaygın fikirlere odaklanan Mobo Gao, Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin yenilgisi ve Mao’nun ölümü sonrasındaki süreçte Çin’de, ülkeyi kapitalizm güzergâhına oturtmak isteyenlerin başlattıkları tasfiye ve baskı sürecinin Çin’de nasıl sosyalizm ve Mao dönemi karşıtı yeni bir “resmî” tarihin inşasına olanak tanımış olduğunu inceliyor. Tarihi kimin, nasıl yazdığı sorularından hareketle, insanlık tarihinin en kitlesel, en uzun soluklu devrimci mücadelesini sözüm ona “kötü kalpli” bir “psikopat” olan Mao’nun şahsi hırslarından kaynaklı bir “faciaya” indirgeyen tarih yazıcılığının gerçekçiliğini sorguluyor.


Bu doğrultuda, Mobo Gao, “Mao şu kadar insan öldürdü” yahut “Mao Çin’de gerçekleşen her olayın birebir sorumlusuydu” gibi birtakım tahrifatları teşhir ediyor. Nitekim 10 bölümden oluşan bu çalışmanın 4, 5 ve 6. bölümleri, Jung Chang ve Jon Halliday’in “Bilinmeyen Hikâye: Mao” adlı kitabının ve Mao’nun “özel hekimi” olduğunu öne sürerek akıl almaz bazı dedikoduları “içeriden bilgi” gibi sunan Li Zhisui’nin “Başkan Mao’nun Özel Yaşamı”(1) başlıklı anılarının bir eleştirisi niteliğinde. Yayımlandıkları tarihlerde liberal Batı basınında büyük yankı bulan, bir hayli pohpohlanan bu kitapların hedef alınıyor olmasının sebebi, buradaki argümanların Mao’ya ve Çin’in sosyalist geçmişine yönelik iftiraların birer özeti gibi olması. Etraflıca çürütülen bu iddialar, söz konusu kitaplara zerre aşina olmayan bir okura dahi yabancı gelmeyecektir. Ne var ki, Çin’in Geçmişi İçin Mücadele’yi esas ilginç kılan, “o aslında öyle değildi” tarzı bir söylemin de ötesine geçerek tarihin nasıl yazıldığını sorguluyor, tarihe dair mücadelelerin nasıl doğrudan doğruya güncel mücadelelerle alakalı olduğunu vurguluyor olması. Mobo Gao’nun temel savlarından biri, günümüzün Çinli yetkililerinin giriştikleri tarihsel revizyonizmin aslında sosyalizmi devirerek tahtına oturan yeni Çin burjuvazisinin, ABD önderliğindeki “liberal dünya düzeni” ile özdeşleşme özlemleriyle bağlantılı olduğu yönünde. Gelgelelim, günümüz Çin’inde, devlet baskısı ve sansür yoluyla, geçmiş şimdilik böyle lanse edilebiliyorsa da, Mobo Gao tüm bunlara rağmen “aykırı seslerin” de dillendirilmekte olduğuna dikkat çekiyor. Kitabın 7. ve 8. bölümleri, forum ve blog gibi internet ortamlarında, Mao ve sosyalizm karşıtı tarih yazımına yöneltilen itirazları ve bunların toplumsal temellerini inceliyor. 9. ve 10. bölümler ise günümüz Çin’indeki sınıf mücadelelerinin geçmişe dair “alternatif” anımsama biçimleriyle nasıl doğrudan bağlantılı olduğu meselesine ayrılmış. Yani gerek Batı’daki gerekse Çin’deki kapitalist hâkim sınıflar, sosyalist geçmişi mahkûm etmeyi yaygın kabul gören “konuşma mecburiyetinin” olmazsa olmaz bir ögesi kılmış olsalar da, Mobo Gao, Çin’de sosyalist dönemi hâlâ yüzünde bir tebessümle yâd eden on milyonların bulunduğunu belirtiyor; bunların da ekseriyetle, nüfusun ezici çoğunluğunu teşkil eden işçiler ve köylüler olduğunu güncel örneklerle ortaya koyuyor.

Nihayetinde, Çin’in Geçmişi İçin Mücadele, Çin’de sosyalizm deneyiminin güllük gülistanlık olduğu, Mao’nun hiçbir hata yapmamış olduğu ve aksi tüm iddiaların yalandan ibaret olduğu gibi bir tutum da benimsemiyor. Bilakis, şahıslara indirgenmiş bir tarih algısına karşı çıkarken, Çin’de sosyalist inşa sürecini ve sosyalizm mücadelesini sınıfsız ve sömürüsüz bir dünyaya ulaştırmayı arzu edenler ile Çin’i kapitalizme götürmek isteyenler arasındaki çelişkileri, türlü detaylarıyla, bütünlüklü bir şekilde okura sunuyor. Nitekim, Mao’nun başlıca devrimci öğretisi -ülkemizdeki yaygın kanının aksine- bir tür “köylücülük” değil, sosyalist toplumda da sınıflar mücadelesinin süreceğidir. Eski toplumun sınıfsal algılarıyla hareket eden, genelde de doğrudan doğruya komünist parti içerisinde yer bulan kimi unsurların kapitalizmi yeniden inşa etmeye meyledecekleri ve bunlara karşı kitlesel bir mücadelenin yürütülmesi gerektiğidir. Kitap, meseleye bu pencereden bakıyor ve nihayetinde “tarih mücadelesinde” farklı saflarda yer alanların, aslında “gelecek mücadelesinde” de farklı saflarda yer aldıklarını söylüyor. Açıktır ki, insanlığın kurtuluşunun, emeğin özgürleşmesinin ve bir bütün olarak yaşamın yepyeni bir temelde yeniden var edilmesinin gerekliliğine inananların, geçmişte benzer umutları taşımış insanların deneyimlerinden ders çıkarmaları gerekmektedir. Bu bağlamda, 2021 Türkiye’sinde başka bir dünya özlemi taşıyanlar için, Çin’in Geçmişi İçin Mücadele: Mao ve Kültür Devrimi oldukça yararlı bir kaynak niteliğinde.

Gao, M. 2021, Çin’in Geçmişi İçin Mücadele: Mao ve Kültür Devrimi, Çev. Sinan Jabban, İstanbul: Patika Kitap.

Kaynak: Bilim ve Gelecek

DİPNOT
1) Jung Chang ve Jon Halliday’in “Mao: The Unknown Story” adlı çok satan kitabı, 2006 senesinde Goa Yayınları tarafından Türkçeleştirilmiştir. Li Zhisui’nin “The Private Life of Chariman Mao” adlı çalışması ise Türkçede mevcut değildir.

Leave a Comment

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You may use these HTML tags and attributes:

<a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>