Yazarlar
Anuradha Ghandy
Anuradha Shanbag ya da kendisini bizzat tanıyanların deyişiyle “Anu,” 28 Mart 1954’te Hindistan’da dünyaya geldi. Öğrencilik yıllarında, Naxalbari Ayaklanması’nın devamcılarından İlerici Gençlik Hareketi ile tanıştı ve mücadeleye atıldı. Bir yandan öğrenci hareketinde yer aldı, bir yandan ise sosyoloji alanında yükseköğrenimini tamamladı. Ardından, bir süre Mumbai Üniversitesi’nde ders verdi. 1970’lerin sonlarındaki OHAL döneminde kentlerdeki demokratik haklar mücadelesinin ön saflarında yer aldı. 1980’lerde Nagpur’a geçti. Bir yandan üniversitede ders vermeyi sürdürdü, bir yandan ise işçi örgütlenmesinde yer aldı; ev işçileri, inşaat işçileri ve “dokunulmazlar” arasında faaliyet yürüttü, çok sayıda grevin örgütlenmesine katkı sundu. Birçok kez gözaltına alındı, hapis yattı. 1990’larda hareketin çağrısına uyarak Bastar kırsalına gitti ve üç sene köylerde, kabileler arasında yaşadı. Daha sonra da Bastar yöresini merkez alarak mücadeleyi sürdürdü. Kırsal bölgelerde; kadın sağlığı, kadın ezilmesi, yeni demokratik devrim ve Marksizm’in temel ilkeleri gibi konularda kitle bilgilendirme faaliyetleri yürüttü. 1990’ların sonlarında ve 2000’lerin başlarında devlet baskısının artmasıyla birlikte iyiden iyiye yeraltına geçti. Hindistan Komünist Partisi (Maoist)’in 2007 senesindeki birlik kongresinde merkez komiteye seçildi. Kırsaldaki mücadelenin çetin koşulları altındayken sıtma hastalığına yakalandı ve 12 Nisan 2008’de ölümsüzleşti. Hindistan’ın önde gelen komünist liderlerinden biriydi; anısı, ülkesinde ve dünya çapında hâlâ capcanlıdır.
Aras Aladağ
İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi İktisat bölümünden 2008’de mezun oldu. Yüksek Lisans eğitimini İstanbul Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Ana Bilim Dalı’nda 2012’de tamamladı.
Ardea Skybreak
Skybreak birçok alanda öğrenim görmüş, 1970’lerin başında ekoloji ve evrimsel biyoloji alanlarında yüksek lisans tahsilini tamamlamış ödüllü bir öğrencidir. Kadına yönelik baskıya karşı yürütülen mücadeleyi daha geniş kapsamlı bir devrimci mücadelenin bir parçası olarak değerlendirmektedir. Kendisinin de belirttiği üzere, bizzat müsebbibi olduğumuz bir yok oluşla karşı karşıya kaldığımız bu günlerde, insanlığın kökenine dair tartışmalar geleceğimizin doğası ve güzergâhı ile doğrudan bağlantılı olduklarından hayati önem taşımaktadır. Bu tartışmalara yaptığı kapsamlı ve derinlikli katkı, şüphesiz, ciddi tartışmaları, saflaşmaları ve yeniden değerlendirmeleri tetikleyecektir.
Ayten Alkan
Doktorasını 2003’te tamamladı. 1995-2008 arasında AÜ. Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde çalıştı, Kamu Yönetimi Bölümü ile Kadın Çalışmaları YL Programı’nda ders verdi, Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi (KASAUM) grubuyla çalıştı. Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde düzenlenen çok sayıda eğitim, uygulama projesi ve atölye çalışmasına katkıda bulundu. Ocak 2011’de Doçent unvanı aldı. Eylül 2008’den, istifasını vermek durumunda kaldığı Ağustos 2016’ya kadar İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi’nde çalıştı. Lisans ve yüksek lisans düzeyinde; Yerel Yönetimler, Toplumsal Cinsiyet ve Politika, Mekân Politikası ve Cinsiyet, Metropoliten Yerleşim Sorunları, Bölgesel ve Yerel Gelişme Politikaları, Karşılaştırmalı Konut Politikası gibi dersler verdi. Çok sayıda ulusal ve uluslararası yayını var. Aynı zamanda yoga eğitmeni. Yarı sokak-yarı ev kedisi Şehla ve bir arabanın motorundan sakatlanmış olarak çıkan Pırtık ile İzmir’de yaşıyor.
Bob Avakian
İfade Özgürlüğü Hareketi’nin ve 1960’lar ile 70’lerin başlarındaki devrimci yükselişin savaşçılarındandır. 1975’te ABD Devrimci Komünist Partisi’nin kuruluşuna öncülük eden Avakian, o tarihten bu yana Başkanlık görevini sürdürmektedir.
Charles W. Mills
Deng-yuan Hsu, Pao-yu Ching
Deng-yuan Hsu Deng-yuan Hsu (ya da Xǔ Dēngyuán 許登源), 1937 yılında Japon idaresi altındaki Tayvan’ın Tainan kentinde dünyaya geldi. Ulusal Tayvan Üniversitesi’nde felsefe eğitimi aldı. Başarılı bir öğrenci olmanın yanı sıra genç ve parlak bir aydın olarak öne çıktı. 1960’ların başında Çan Kay-şek’in baskıcı yönetimine karşı düşünce özgürlüğünü savunan entelektüel çevrelerde yer aldı. 1963 yılında akademik çalışmalarına Kaliforniya Üniversitesi, Berkeley’de devam etmek üzere ABD’ye gitti. ÇKP-SBKP polemiği ilgisini çekince Marksist düşünceyle ve Çin Devrimi tarihiyle ilgilenmeye başladı; bunun üzerine Tayvan’daki Beyaz Terör ortamında aldığı anti-komünist eğitimi sorgulamaya girişti. Berkeley’deki ırkçılık ve savaş karşıtı öğrenci hareketlerinden etkilendi; Marksist okuma grupları örgütlemeye başladı. 1970’li yılların başında yurt dışındaki Tayvan kökenli yurtsever, ilerici ve solcuların örgütlenmesinde önemli rol oynadı. Aynı dönemde eşiyle beraber Maoist Çin’i ziyaret ederek Tayvan sorununa ilişkin görüş ve önerilerini sundu. 1970’li ve 1980’li yıllarda, yurtdışındaki Tayvanlılar arasında yürüttüğü örgütlenme ve yayıncılık faaliyetlerini sürdürdü; Tayvan’daki baskıcı rejimi hedef alan toplumsal hareketleri destekledi. 1990’ların başında yapılan ceza kanunu değişikliğiyle birlikte Tayvanlı muhaliflere dönüş yolu açılınca adaya döndü. Burada Marksist teorinin genç kuşaklara aktarılmasıyla özel olarak ilgilendi ve etkin bir biçimde toplumsal mücadelelere katıldı. Tayvan’da sol hareketin öncülerinden biri olarak kabul edilen Deng-yuan Hsu, 2009 yılında yaşamını yitirdi. Pao-yu Ching Pao-yu Ching (ya da Jīn Bǎoyú 金寶瑜), 1937 yılında, günümüzde Çin Halk Cumhuriyeti’nin başkenti olan Pekin’de dünyaya geldi. Üç kardeşin en büyüğüdür. Soyu Qing hanedanına dayanan ailesi, iç savaş komünistlerin zaferiyle sonuçlanınca milliyetçilerin ve eski soyluların kaçıp sığındığı Tayvan’a göç etti. Tunghai Üniversitesi’nde iktisat eğitimi aldı. Mezun olduktan sonra lisans-üstü eğitimi için burslu olarak ABD’ye gitti. Burada siyahların Yurttaş Hakları Hareketi’nden etkilendi; 1960’lı yıllarda Tayvan’dan ABD’ye giden Çinli öğrencilerin Kültür Devrimi’nden ilham alarak kurdukları araştırma, yayın ve propaganda gruplarına katıldı. 1949 Devrimi öncesinde seçkin ve varlıklı bir aileye mensup olmasına karşın Mao’nun katkılarıyla zenginleşen Marksist dünya görüşünü benimsedi. İktisat doktorasını Bryn Mawr College’da tamamladıktan sonra uzun yıllar Detroit’teki Marygrove Üniversitesi’nde çalıştı ve 2003 yılında, profesörken emekliye ayrıldı. Çok sayıda anti-kapitalist ve anti-emperyalist eylem ve etkinlikte faal olarak yer aldı. Çin, Filipinler, Brezilya, Arjantin, Hollanda, Fransa ve Almanya gibi çeşitli ülkelerde konferanslar verdi. Çin’in sosyalist devrim, sosyalist inşa ve kapitalist restorasyon deneyimleri hakkında uzun yıllar boyunca araştırmalarda bulundu. Bu alanda İngilizce ve Çince kaleme aldığı makaleler ve yaptığı söyleşiler, pek çok farklı derlemede, çeşitli ilerici yayın organlarında ve Çin’in önde gelen Yeni-Sol/Yeni-Maoist internet sitelerinde yayımlandı. Pao-yu Ching, komünist bir aydın olarak bilimsel ve siyasal çalışmalarını sürdürmektedir. Yazarın, Zaferden Yenilgiye hariç şu ana dek yayımlanmış kitapları şunlardır: • Rethinking Socialism: What is Socialist Transition? [“Sosyalizmi Yeniden Düşünmek: Sosyalist Geçiş Nedir?”], Deng-yuan Hsu ile birlikte, 1998. • Quánqiúhuà yǔ zīběnzhǔyì wéijī 全球化與資本主義危機 [“Küreselleşme ve Kapitalizmin Krizi”], 2005. • Revolution and Counter-revolution: China’s Continuing Class Struggle Since Liberation [“Devrim ve Karşı-devrim: Çin’in Kurtuluştan Beri Süregelen Sınıf Mücadelesi”], 2012.
Deniz Faruk Zeren
1977 yılında Siverek’te doğdu. Liseye kadar Siverek’te okudu. 1996 yılında Çukurova Üniversitesi’nde Radyoloji Bölümü’ne kayıt yaptırdı. Edebiyat çalışmalarına çeşitli öğrenci fanzinlerinde şiir, düz yazı ve öykü yazarak başladı. 2010 yılında ‘‘Dört Mevsim İlkbahar” adlı şiir kitabı yayınlandı. Kitap 1. Adnan Yücel Edebiyat ve Sanat Festivali’nde ödüle değer görüldü. Sanat ve Hayat, Güney ve Sancı gibi çeşitli dergilerde, gazetelerde şiir, öykü ve düz yazıları yayınlandı. ‘‘Yasak Kitap” adlı öyküsü 2009 yılında Avrupa Türkiyeli İşçiler Konfederasyonu’nun (ATİK) Yılmaz Güney’e atfen düzenlediği Kültür Sanat Festivali’nde ödül aldı. Yine ‘‘Önemli Misafir” adlı öyküsü 2010 yılında Kürdistan Öğrenciler Konfederasyonu (YXK) tarafından düzenlenen Hüseyin Çelebi Edebiyat Etkinliği’nde ve ayrıca şiirleri Yüz Çiçek Açsın Kültür Merkezi (YÇKM) tarafından düzenlenen 2. Yılmaz Güney Kültür ve Sanat Festivali’nde ödüllendirildi. Halen İzmir’de sağlık emekçisi olarak hayatını sürdürmektedir.
Derrick Jensen, Stephanie McMillan
Devrimci Araştırmalar Grubu
Emrah Cilasun
1966’da İstanbul’da doğdu. 1978’de ailesiyle birlikte Almanya’ya iltica etti. Halen Almanya’da yaşamakta, tarih araştırmacılığı, belgeselcilik ve çevirmenlik yapmaktadır. Eserleri: • Fırtınalı Yıllarda İbrahim Kaypakkaya – Bilinmeyen Yazılar (Belge Yayınları, 1994). • İbrahim Kaypakkaya’nın hayatını anlatan belgesel: Kırmızı Gül Buz İçinde (1998) (El Yayınları, 2008). • Mustafa Suphi’yle Yoldaşlarını Kim Öldürdü? (Agora Kitaplığı, 2008). • “Baki İlk Selam” – Çerkes Ethem (Agora Kitaplığı, 2009). Çevirileri: • Helmut Ortner, Suikastçı – Hitler’i Tek Başına Öldürmek İsteyen Adam, Georg Elser (Agora Kitaplığı, 2011). • Helmut Ortner, Sacco ve Vanzetti – Amerika’da İki İtalyan, Bir Hukuk Cinayeti (Agora Kitaplığı, 2012). • Helmut Ortner, Cellat –Hitler’in Hizmetindeki Katil, Ronald Friesler (Agora Kitaplığı, 2013). • Rafik Schami, Mario Usta’nın Yaramaz Kuklaları, (Kırmızı Kedi, 2014). Kolektif Çalışmaları: • Resmi Tarih Tartışmaları-2 (Özgür Üniversite Kitaplığı, 2006). • Resmi İdeoloji Sözlüğü (Özgür Üniversite Kitaplığı, 2007).
Fred Engst
Fred Engst (ya da daha yaygın bilinen Çince adıyla Yáng Hépíng 阳和平), 1952 yılında Çin Halk Cumhuriyeti’nin başkenti Pekin’de dünyaya geldi. Devrim yıllarında komünistlere destek olmak için Çin’in Kurtarılmış Bölgeleri’ne geçtikten sonra evlenen Amerikalı nükleer fizikçi Joan Hinton ve mandıra çiftçisi Erwin (Sid) Engst çiftinin oğlu; Çin tarımındakisosyalist dönüşüm hakkında yazdığı kitap ve makalelerle tanınan William Hinton’ın ise yeğenidir. ‘Barış’ anlamına gelen Çince adı (hépíng), Dr. Sun Yat-sen’in eşi ve Çin Halk Cumhuriyeti onursal devlet başkanı Soong Ching-ling tarafından konulmuştur. Çin’in tarihsel başkentlerinden Xi’an’da bir çiftlikte büyümüş; Maoist Çin’in büyük kitle kampanyalarına tanıklık etmiş ve bu hareketlerde bizzat yer almıştır. Büyük Proleter Kültür Devrimi’ne (BPKD) önce Kızıl Muhafız olarak katılmış, ardından beş yıl boyunca fabrika işçisi olarak çalışmıştır. 20’li yaşlarında ABD’ye gittikten sonra bir taraftan işçi olarak çalışmayı sürdürmüş, diğer taraftan yükseköğrenimine devam ederek 1997 yılında Rutgers Üniversitesi’nde iktisat doktorasını tamamlamıştır. 2007 yılında kesin dönüş yaptığı Çin’de, akademik ve siyasal çalışmalarını sürdürmektedir. Başta sosyalist iktisat, emperyalizm kuramları, sosyalist geçişte kapitalizme geri dönüş sorunu ve BPKD olmak üzere pek çok konuda Çince ve İngilizce makale ve söyleşileri yayımlanmış, Çin’de ve yurt dışında çeşitli konferans ve panellere katılmıştır. Engst, Pekin Uluslararası İş ve İktisat Üniversitesi’nde (UIBE) iktisat dersleri vermektedir.
Fred Magdoff
Gülsen Güner
Almanya’da siyaset bilimi eğitimi almıştır. Bazı bölümleri daha önce Teori ve Politika Dergisi’nde yayınlanan bu çalışma, yazarın Berlin Özgür Üniversite’de (Freie Universität Berlin) siyasal düşünceler tarihi alanında yaptığı yüksek lisans tezine dayanmaktadır. Yazar, öğretmen olarak çalışmakta ve aynı zamanda ezilenlerin iktidar deneyimleri ve tarihsel mücadele geleneği üzerine doktora yapmaktadır.
Hao Qi
Lisans ve yüksek lisans derecelerini iktisat alanında, sırasıyla 2008 ve 2010 yıllarında, Çin’in Renmin Üniversitesi’nde tamamladı. Doktora derecesini 2015 yılında Massachusetts Amherst Üniversitesi’nden aldı. Eylül 2014’ten beri Renmin Üniversitesi İktisat Bölümü’nde çalışmaktadır. Hao Qi, Filipinler’de sendikalar ve emek örgütleri ile Çin’de işten çıkarılmış işçilerin çalışma deneyimleri ve yaşam koşulları üzerine saha çalışmaları yaptı. Araştırma alanları arasında Marksçı siyasal iktisat, post-Keynesçi iktisat, uygulamalı ekonometri, faktör geliri dağılımı, uluslararası ticaret ve Çin ekonomisi bulunmaktadır. Çin’de emek bölüşümü, 2008 sonrası küresel ekonomik kriz, Marksist kriz kuramı, mukayeseli üstünlük kuramı ve eşitsiz mübadele kuramları gibi konularda Çince ve İngilizce makaleler kaleme aldı.
Hasan Hayri Aslan
1950’de Dersim’de doğdu. İlkokulu 3 ayrı köyde okumak zorunda kaldı. Ortaokulu İstanbul’da devam etmek istedi, fakat ailesi razı olmadı; Pülümür’e döndü ve orada kışladan bozma bir binada tamamladı. Bir yıl İstanbul’da kunduracı ve mücellit olarak ve bir süre de lokantada çalıştı. 1969’da yeniden memleketine döndü ve liseye başladı. Bu yıllarda yerel bir gazeteye şiirler yazdı. Dersim’de lise son sınıftayken 12 Mart darbesini protesto etmek amacıyala yapılan bir boykota öncülük etmekten 12 arkadaşıyla birlikte tutuklandı. Bir ay tutuklu kaldıktan sonra serbest bırakıldı. Dersim dahilinde eğitimini sürdürmesi yasaklandığı için liseyi İstanbul’da bitirmek zorunda kaldı. 1973‘te İstanbul’da İDMMA not bürosunda çalışmaya başladı. Memuriyetine paralel olarak girdiği İstanbul Üniversite Fen Edebiyat Fakültesi akşam bölümünde eğitimini sürdürdü. 1978’in sonlarında akademiden istifa ederek bütün zamanını devrimci çalışmaya verdi. Bir süre araştırma inceleme ile partinin kültür komisyonunda görev üstlendi. 1981’de TKP/ML’nin merkez komitesine seçildi ve siyasi büroda görev aldı. Aynı zamanda İşçi Köylü gazetesinin genel yayın yönetmenliğini üstlendi. 17 Ekim 1981’de tutuklandı ve Diyarbakır 5 No’lu askeri cezaevine konuldu. Ekim 1990’a kadar bu cezaevindeydi. Orada uğradığı işkence ve protesto amacıyla başvurmak zorunda kaldığı 5 büyük ölüm orucu direnişinde yer aldığı için sağlığı büyük ölçüde bozuldu. Çarptırıldığı 24 yıllık mahkümiyeti Şubat 1991’de tamamlayarak Bursa Özel Tip cezaevinden tahliye oldu. Bir yıl kadar Halk Demokrasisi’nde başyazarlık yaptı. 1992 başlarında tedavi amacıyla yurtdışına çıktı. Yazarın şimdiye kadar pak çok gazete ve dergide imzalı imzasız veya değişik imzalarla makaleleri, dizi ve teorik yazıları ile çeşitli şiirleri yayımlandı. Bu kitap, halen Almanya’da yaşamını sürdüren Hasan Hayri Aslan’ın ilk kitabıdır. Dünyanın en kötü on cezaevinden biri olmakla ünlenen Diyarbakır 5 No’luda on yılını geçiren ve direnişin öncü kadrosu içinde yer alan yazarın bu kitabı, doğrudan tanıklık, yaşanmışlık ve 5 No’lunun bütünlüklü kronolojik öyküsünün ilk örneği olması açısından kuşkusuz çok önemlidir.
Helmut Ortner
1950 doğumlu. Otuzun üzerinde kitap yayınladı. Türkçeye de çevrilen, Suikastçı – Hitler’i Tek Başına Öldürmek İsteyen Adam, George Elser, Agora Kitap (2011) ve Cellat – Hitler’in Hizmetindeki Katil, Roland Freisler, Agora Kitap, (2013) adlı kitaplarıyla tanındı. Ortner’in Türkçeye çevrilen bir başka eseri de Sacca ve Vanzetti – Amerika’da İki İtalyan, Bir Hukuk Cinayeti, Agora Kitap (2012). Son yayınlanan kitabı, Politik ohne Gott- Wie viel Religion verträgt die Demokratie (2014) [Tanrısız Siyaset- Demokrasi Ne Kadar Din Hazmeder]. Yazarın kitapları bir dizi yabancı dile çevrilmiştir.
İsmail Aslan, Türker Ertuncay
Ali Türker Ertuncay 29 Nisan 1958’de Kartal’da doğdu. İlkokulu Kartal’da okudu. İlkokul sonrasında Kadıköy Maarif Koleji’ne devam etti. 1975’te liseye devam ederken TKP/ML ile ilişki kurdu. 1978 yılında lise son sınıf öğrencisiyken tüm zamanını parti faaliyetlerine ayırabilmek için öğrenimine son verdi. Aralık 1979’da 1 Mayıs Mahallesi’nde gözaltına alındı. Temmuz 1981’de İstanbul’da açılan TKP/ML - TİKKO toplu davalarının 1. iddianamesinde yargılandı. Haziran 1988’de davası devam ederken serbest bırakıldı. Ertuncay’ın çeşitli gazete ve dergilerde yayınlanmış makaleleri ve Ayrıntı Yayınları tarafından yayınlanmış GÖRÜLEMEMİŞTİR isimli anı kitabı bulunmaktadır. İsmail Aslan 1959 yılında Dersim’de doğdu. İlk ve ortaokulu Dersim’de tamamlayan İ. Aslan, öğretmen okulunu bitirebilmek için Diyarbakır, Gümüşhane ve Kırşehir’e gitmek zorunda kaldı. TKP/ML ile öğretmen okulundayken ilişki kuran İ. Aslan, 1 Mayıs Mahallesi’nde faaliyet yürütürken 1979 yılında yakalandı. TCK’nin ünlü 141/5. maddesine göre örgüt üyeliği suçlamasıyla yargılandı. Ekim 1982’de serbest bırakıldı. Cezaevinden çıktıktan sonra çeşitli dernek ve kurumlarda çalıştı.
Jan Myrdal
(d. 19 Temmuz 1927) İsveçli sosyalist yazar, gazeteci ve köşe yazarıdır. ABD New Jersey’deki Upsala Üniversitesi’nden ve Çin Tianjin’deki Nankai Üniversitesi’nden fahri doktora unvanına layık görülen Myrdal, yaşamının farklı dönemlerinde ABD’de, Afganistan’da, İran’da ve Hindistan’da yaşamıştır. Yazarın roman ve araştırma-inceleme kategorilerinde çok sayıda eseri bulunmaktadır.
Johann Wolfgang von Goethe
(28 Ağustos 1749, Frankfurt – 22 Mart 1832, Weimar), Alman hezarfen; edebiyatçı, siyasetçi, ressam ve doğabilimci. Aynı zamanda çeşitli doğa bilimleri alanlarında araştırmalar yapmış ve yayınlar çıkarmıştır. 1776 yılından itibaren, Weimar dukalığının bakanı olarak çeşitli idari ve siyasi görevlerde bulunmuştur. Goethe, şiir, drama, hikâye (düzyazı ve dörtlük şeklinde), otobiyografik, estetik, sanat ve edebiyat teorisi, ayrıca doğa bilimleri olmak üzere birçok esere imza atmıştır. Bununla birlikte, zengin bir içeriğe sahip olan mektup çeşidi, önemli edebi eserlerindendir. ‘Fırtına ve Coşku’ (Sturm und Drang) döneminin en önemli öncüsü ve temsilcisi olmuştur. 1774 yılında ‘Genç Werther’in Acıları’ adlı eseri ile bütün Avrupa’da ün yapmıştır. Daha sonra, 1790 yılından itibaren, Friedrich Schiller ile birlikte ortak ve dönüşümlü bir şekilde, içeriksel ve biçimsel olarak, Antik kültür anlayışı üzerinde yoğunlaşarak, Weimar Klasik’in en önemli temsilcisi olmuştur.
Kolektif
Mao Zedong
Mao Zedong (1893-1976) 1949 Çin Devrimi’nin önderi, ÇHC’nin kurucusu, ÇKP içinde “sosyalist yol”un en önde gelen temsilcisi, Kültür Devrimi’nin mimarı, 68 Hareketi’nin esin kaynaklarından biri, görüşleriyle dünya komünist hareketini derinden etkilemiş komünist devrimci. 1893’te Hunan Eyaleti’nde doğdu. Orta halli bir köylü ailesinin çocuğuydu. Henüz ortaokul öğrencisiyken Sun Zhongshan’ın fikirlerinden etkilenerek cumhuriyetçi ordu saflarına katıldı. Öğrencilik yıllarında milliyetçilik, bölgecilik, feminizm, liberalizm, anarşizm gibi farklı düşünce akımlarından etkilendi. Kütüphaneci olarak çalışmaya başladığı Peking Üniversitesi’nde başta Li Dazhao ve Chen Duxiu olmak üzere Ekim Devrimi’nden etkilenen aydınlarla tanıştı. 1919’da Marksizmle ciddi olarak ilgilenmeye başladı ve kısa süre sonra radikal-anarşist görüşlerinden sıyrılarak hayatı boyunca bağlı kalacağı bilimsel sosyalist düşünceyi benimsedi. 1920’de memleketi Hunan’da komünist bir örgüt kurdu. 1921’de yalnızca on üç delege ve iki Komintern temsilcisinin yer aldığı ÇKP’nin ilk Ulusal Kongresi’ne katıldı; iki yıl sonra ise 1927’de “Merkez Komite” adını alacak olan Merkez Yürütme Kurulu’na seçildi. 1926’da Parti’nin Köylü Hareketi Bürosu’nun başına getirildi. Komintern’in denetimi altındaki ÇKP merkezinin ağırlıklı olarak savunduğu Sovyet tarzı kent merkezli devrim stratejisinin, Çin’in nesnel koşullarına uygun olmadığını düşünüyordu; ortodoks şablona meydan okuyan görüşlerini 1927 yılında meşhur Hunan Raporu ile ÇKP merkezine bildirdi. 1927’de GMD-ÇKP işbirliği bozulup Parti’nin kentlerdeki hücreleri ve işçi sınıfı içerisindeki örgütlenmesi anti-komünist terör yüzünden neredeyse tamamen dağıtılınca, Mao’nun merkezî hükümetin görece zayıf olduğu kırsal bölgelerde örgütlenmeye ağırlık verme ve iktidarı halk savaşı yoluyla parça parça ele geçirme fikri parti saflarında da güç kazanmaya başladı. 1931’de kurulan kısa ömürlü Çin Sovyet Cumhuriyeti’nin başkanıydı. 1930’lu yıllarda, özellikle de Uzun Yürüyüş sırasında toplanan ve Komintern merkezli devrim stratejisini mâhkum eden Zunyi Konferansı’ndan (1935) sonra ÇKP’nin tartışmasız önderi hâline geldi. 1943’te Politbüro’nun başına getirildi. 1945’te toplanan ÇKP’nin 7. Ulusal Kongresi’nde Mao Zedong Düşüncesi ilk kez resmen Parti’nin yol gösterici ideolojisi olarak kabul edildi. 1949’da Beijing’de ÇHC’nin kuruluşunu ilân etti. Yeni Demokratik Devrim’den sosyalist devrime geçiş sürecinde Parti içinde patlak veren derin görüş ayrılıklarında “sosyalist yol”un önderliğini yaptı. 1950’li yıllardan itibaren Sovyet tarzı bürokratik sosyalist inşa modelini eleştirmeye başladı. Gerek SSCB ve diğer sosyalist ülkelerdeki, gerekse Çin’deki gelişmeleri değerlendirerek üretim araçları kolektifleştirildikten sonra da sosyalist toplumda sınıf mücadelesinin devam ettiğini; üretim ve bölüşüm süreçlerini denetim altında tutan parti kadroları, bürokratlar ve yöneticilerin yeni bir sömürücü sınıf olarak kemikleşebileceğini; dolayısıyla sosyalist ülkelerde kapitalist restorasyon tehlikesinin esas olarak dışarıdan ya da eski hâkim sınıfların kalıntılarından değil, doğrudan doğruya iktidardaki Komünist Parti’nin içinden geldiğini savundu. Parti ve devletteki yozlaşmanın önüne geçmek için halk kitlelerinin her düzeyde, doğrudan yönetime katılmaları, kendi içlerinden seçtikleri yöneticileri sürekli denetlemeleri ve “kapitalist yola” meyleden iktidar sahiplerini gerekirse isyan ederek alaşağı etmeleri gerektiğine inanıyordu. Bu görüşleri, 1966’da başlattığı son büyük kitle hareketi olan Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin de temel savıydı. Kültür Devrimi politikasının özünde doğru olduğunu ölene dek savundu. 1966’da başlayan hareketin 1949 devrimi kadar önemli olduğunu; sınıfsız toplumun inşasına dek daha pek çok Kültür Devrimi benzeri kitle hareketi gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getirdi. 1976’da hayatını kaybetti. Ölümünden kısa süre sonra askerî bir müdahaleyle iktidarı ele geçiren reformcular, radikal takipçilerini tutukladı ve Kültür Devrimi’ni “On Yıllık Kargaşa” dönemi ilân etti. Mao, kendisinden sonra gelen üst düzey ÇKP yöneticileri tarafından 1950’lerin ikinci yarısından itibaren “sol-sapma” göstermekle suçlandı. Düşünceleri sadece Çin’de değil, Doğu’dan Batı’ya bütün dünyada gençlik ve kitle hareketleri içinde yankı buldu. Özgün kuramsal katkıları nedeniyle, uluslararası komünist hareketin önemli bir bölümü tarafından Marx ve Lenin gibi bilimsel sosyalizmin “büyük öğretmen”lerinden biri kabul edildi. Burjuva akademide ve yazında, ütopyaları için milyonlarca insanı feda etmekten çekinmeyen bir kitle katliamcısı olarak şeytanlaştırıldı. Günümüzde pek çok komünist parti ve örgüt, Kültür Devrimi’nin sosyalist doğrudan demokrasi deneyimini, Marksizmin doruğu olarak değerlendirmeyi sürdürmektedir. Çin’de hâlâ etkin olan çok sayıda irili ufaklı Yeni-Maoist grup, mirasına sahip çıkmaktadır.
Mobo Gao
Çin’in küçük bir köyünde doğdu ve büyüdü, Xiamen Üniversitesi’nde İngilizce eğitimi görmeye başlayana dek de köyünden ayrılmadı. Lisans eğitiminin ardından İngiltere’ye gitti; yüksek lisans ve doktorasını Essex Üniversitesi’nde tamamladı. Profesör Gao Çin’de, İngiltere’de ve Avustralya’da çeşitli üniversitelerde çalışmanın yanı sıra; Oxford, Harvard ve bazı diğer üniversitelerde konuk araştırmacı olarak görev yapmaya devam etmektedir. Halihazırda Adelaide Üniversitesi’nde Konfüçyüs Enstitüsü başkanlığını yürütmektedir. Profesör Gao’nun araştırma alanları arasında Çin kırsalı çalışmaları, günümüz Çin siyaseti ve kültürü, Çin’den Avustralya’ya göç ve Çin dili bulunmaktadır. Yayınlanmış eserleri arasında dört monograf ile sayısız kitap bölümü ve makale yer almaktadır. Kitaplarından biri, Gao Köyü: Modern Çin’de Kırsal Yaşam [Gao Village: Rural Life in Modern China], geldiği köyü konu alan bir alan araştırmasıdır. Son kitabı olan Çin’in Geçmişi İçin Mücadele: Mao ve Kültür Devrimi’nde [The Battle for China’s Past: Mao and the Cultural Revolution] ise Mao dönemi ve Kültür Devrimi’ni yeniden değerlendirmektedir.
Muzaffer Oruçoğlu
Muzaffer Oruçoğlu,18 Mart 1947’de, Kars’ın Göle kazasına bağlı Büyük Zavot köyünde doğdu. Köyünde ilkokul olmadığı için ilkokulun ilk üç yılını komşu köyün (Küçük Zavot) okulunda, bir yılını kendi köyünde, son yılını da Kars’ta okudu. Kars Ortaokulu’nu bitirdikten sonra, Öğretmen Okulu sınavlarını kazanarak Rize Öğretmen Okulu'na, iki yıl sonra da İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Lisesi'ne gitti. Bir yıl sonra, Fen Fakültesi Matematik Astronomi bölümüne girdi. 67’de içlerinde İbrahim Kaypakkaya’nın da olduğu 9 arkadaşıyla birlikte, Amerikan 6. Filosu'na karşı yayınladıkları bildiri gerekçesiyle Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’ndan atıldı. 68 öğrenci hareketlerine katıldı. 1969’da Değirmen Köyü'ndeki toprak işgaline katıldı ve tutuklanıp Silivri Cezaevi'ne konuldu. 1972’de TKP(M-L) kurucuları arasında yer aldı. 1973’de İstanbul’da yakalandı ve ömür boyu hapse mahkum edildi. Tutsaklık yıllarını şiir ve roman yazarak geçirdi. 13 yıl tutsaklıktan sonra askere alındı. Askerden 40 gün sonra, Mayıs 1986’da firar edip, Yunanistan’a kaçtı ve ardından Fransa’da iltica etti. Yeniden roman yazmaya ve resim yapmaya başladı. Politika ve edebiyat dergilerinde makaleleri yayınlandı. 1988’de evlenerek Avustralya’ya yerleşti. Bu kıtada ilkin iki yıllık resim ve heykel kolejini (Greensborough TAFE COLLEGE - NMIT) bitirdi. Daha sonra Royal Melbourne Teknoloji Enstitüsü'ne (RMIT) bağlı, PUBLİC ART bölümünde üç yıl resim ve heykel eğitimi aldı. Şimdiye kadar toplam 6 ülkede yetmişe yakın kişisel resim sergisi açtı. 13’ü roman, 8’i şiir, 2’si masal,1'i siyasal tarih olmak üzere olmak üzere 32 kitabı yayımlandı. 2011 yılı Abdullah Baştürk işçi edebiyat ödülü Grizu adlı 4 ciltlik romanına verildi. Sancı Kültür Sanat Edebiyat Dergisi'nin danışma kurulundadır ve burada makaleleri yayınlanmaktadır. Ayrıca Güncel Sanat Dergisi'nde de makaleleri yayınlanmaktadır ve halen Avusturalya’da yaşamaktadır.
Nikolay Gavriloviç Çernişevski
(12 Temmuz 1828 - 17 Ekim 1889) Ünlü Rus devrimci demokrat düşünürü, yazar ve edebiyat eleştirmeni. Saratov'da dinsel yönleri güçlü bir ailede doğdu. Saratov ilahiyat okulunda ortaöğretimini gördükten sonra 1846 yılında Petersburg Üniversitesi'nde tarih ve felsefe okudu. Üniversitede bulunduğu 1846-1850 yılları arası, Rusya'da büyük köylü çalkantılarının yaşandığı dönemdi. Bu toplumsal hareketler Çernişevskiy'in de devrimci ve materyalist dünya görüşünü benimsemesinde belirleyici rol oynadı. Dönemin devrimci dergilerinden Sovremennik'te 1853-1862 yılları arasında yazarlık ve editörlük yaptı. Yazıları devrimci çevrelerde ve öğrenci hareketinde büyük yankı uyandırdı. 7 Temmuz 1862'de Petropavolsk zindanına hapsedildi. Ardından yirmi yıllık Sibirya sürgününe yollandı. Sürgünde de estetik, tarih ve politika çalışmalarını bırakmadı. 1889 yılında memleketi Saratov'a döndü ve beyin kanamasından yaşama veda etti.
Niles Eldredge
(1944 - ) Paleontoloji alanında 30 yıllık bir geçmişe sahip olan Niles Eldredge’in esas uzmanlık alanı antik bir deniz canlısı türü olan Orta Paleozoik trilobitleridir. Yazar, yaşamının çoğunu evrim teorisi ve fosil kayıtları arasındaki ilişkiyi daha uyumlu kılacak bir teorinin geliştirilmesine adamıştır. Bu adanmışlığın, 1972 senesinde Columbia Üniversitesi’nde meslektaşı Stephen Jay Gould ile birlikte aşamalı Darwinci evrim modellerine karşı çıkarak “kesintili denge” teorisini öne sürmesiyle başlamış olduğu söylenebilir. Elinizdeki kitapta da bahsedildiği üzere, bu teoriye göre evrimsel dönüşüm nispeten kısa dönemlerde çok hızlı bir şekilde gerçekleşmektedir. Bu hızlı evrim dönemleri ise uzun evrimsel istikrar süreçleriyle birbirinden ayrılmaktadır. Eldredge, ayrıca geçmişteki küresel yok oluşları günümüzün ekolojik krizi ile karşılaştıran, daha genel olarak da yok oluş ve evrim ilişkisini inceleyen çalışmalar da gerçekleştirmiştir. Yirmiyi aşkın kitap ve makale kaleme almış olan Eldredge günümüzde de çalışmalarını sürdürmektedir.
Pao-yu Ching
Pao-yu Ching (ya da Jīn Bǎoyú 金寶瑜), 1937 yılında, günümüzde Çin Halk Cumhuriyeti’nin başkenti olan Pekin’de dünyaya geldi. Üç kardeşin en büyüğüdür. Soyu Qing hanedanına dayanan ailesi, iç savaş komünistlerin zaferiyle sonuçlanınca milliyetçilerin ve eski soyluların kaçıp sığındığı Tayvan’a göç etti. Tunghai Üniversitesi’nde iktisat eğitimi aldı. Mezun olduktan sonra lisans-üstü eğitimi için burslu olarak ABD’ye gitti. Burada siyahların Yurttaş Hakları Hareketi’nden etkilendi; 1960’lı yıllarda Tayvan’dan ABD’ye giden Çinli öğrencilerin Kültür Devrimi’nden ilham alarak kurdukları araştırma, yayın ve propaganda gruplarına katıldı. 1949 Devrimi öncesinde seçkin ve varlıklı bir aileye mensup olmasına karşın Mao’nun katkılarıyla zenginleşen Marksist dünya görüşünü benimsedi. İktisat doktorasını Bryn Mawr College’da tamamladıktan sonra uzun yıllar Detroit’teki Marygrove Üniversitesi’nde çalıştı ve 2003 yılında, profesörken emekliye ayrıldı. Çok sayıda anti-kapitalist ve anti-emperyalist eylem ve etkinlikte faal olarak yer aldı. Çin, Filipinler, Brezilya, Arjantin, Hollanda, Fransa ve Almanya gibi çeşitli ülkelerde konferanslar verdi. Çin’in sosyalist devrim, sosyalist inşa ve kapitalist restorasyon deneyimleri hakkında uzun yıllar boyunca araştırmalarda bulundu. Bu alanda İngilizce ve Çince kaleme aldığı makaleler ve yaptığı söyleşiler, pek çok farklı derlemede, çeşitli ilerici yayın organlarında ve Çin’in önde gelen Yeni-Sol/Yeni-Maoist internet sitelerinde yayımlandı. Pao-yu Ching, komünist bir aydın olarak bilimsel ve siyasal çalışmalarını sürdürmektedir. Yazarın, Zaferden Yenilgiye hariç şu ana dek yayımlanmış kitapları şunlardır: • Rethinking Socialism: What is Socialist Transition? [“Sosyalizmi Yeniden Düşünmek: Sosyalist Geçiş Nedir?”], Deng-yuan Hsu ile birlikte, 1998. • Quánqiúhuà yǔ zīběnzhǔyì wéijī 全球化與資本主義危機 [“Küreselleşme ve Kapitalizmin Krizi”], 2005. • Revolution and Counter-revolution: China’s Continuing Class Struggle Since Liberation [“Devrim ve Karşı-devrim: Çin’in Kurtuluştan Beri Süregelen Sınıf Mücadelesi”], 2012.
Paul Lafargue
Günümüzde, Karl Marx’ın damadı ve Tembellik Hakkı adlı metnin yazarı olarak tanınan Paul Lafargue, 1842 senesinde Küba’da dünyaya geldi. Gençliğinde Paris’te tıp öğrenimi görürken anarşizmin piri Pierre Joseph Proudhon’un düşüncelerinden etkilenen Lafargue, Uluslararası İşçiler Örgütü’ne (I. Enternasyonal) katıldıktan kısa bir süre sonra bu fikirleri reddetti ve Karl Marx’ın, daha radikal ve heyecanlı olduğunu düşündüğü yaklaşımını benimsedi. 1865 senesinde Liege kentinde düzenlenen Uluslararası Öğrenci Kongresi’ne katıldığı gerekçesi ile Fransa’da eğitim alması yasaklandı ve aynı sene Londra’ya göç etti. Burada Marx’ın evine sıkça gerçekleştirdiği ziyaretlerden birinde Laura Marx ile tanıştı ve 1868 senesinde evlendiler. Paris Komünü ertesindeki baskı ortamından İspanya’ya kaçan Lafargue buradaki sosyalist örgütlenme faaliyetlerinde önemli roller üstlendi. 1880’lerden itibaren Fransız sosyalist hareketinin öne çıkan isimlerinden biri oldu, Federe Sosyalist İşçi Partisi’nin ve 1882’de oradan kopan Fransız İşçi Partisi’nin kuruluş süreçlerinde yer alan Lafargue aynı zamanda İkinci Enternasyonal’in Fransız ayağının en faal üyelerindendi. 1911 senesinde Paris yakınlarındaki Draveil köyünde eşi ile birlikte intihar ederek yaşamına son verdi. Lafargue’ın kimi fikirleri devrinin çok ilerisindeydi. Yabancılaşmış emeğe karşı duruşunun yanı sıra Marksist ve materyalist perspektiften beslenen kültürel incelemeleri de tutarlı bir çerçeveye oturtma gayretindeki ilk isimlerdendi. Gramsci’den on yıllar önce, devrimcilerin ana görevlerinden birinin işçileri, onları sarmalayan kapitalist toplumun fikir ve değerlerinden koparmak ve bunların yerine henüz yaratılamamış olan Marksist kültürü koymak olduğunu savunuyordu. Lafargue’ın başlıca önceliklerinden biri Marksizm’in temellerini işçi sınıfı açısından anlaşılır kılmaktı ve bunları sadeleştirmekte sahiden de başarılıydı. En iyi yazıları, kinayeli bir üslupla burjuva ikiyüzlülüğü ve gaddarlığını teşhir ettikleridir ve bunların en iyi örneklerinden biri de kuşkusuz Sermaye Dini’dir. 1887 senesinde Fransız İşçi Partisi’nin yayın organı Le Socialiste’te yayımlanan Sermaye Dini, o devirde pek çok kez yeniden basılmıştı. Lafargue’ın yabancılaşmış emeğe ve kapitalizm adı verilen dolandırıcılık düzenine karşıtlığı bu kitapçığın her bir sayfasına işlemiştir. Bu eser aynı zamanda Lafargue’ın geleneksel dinlerin artık kapitalizm açısından faydalarını yitirdiklerine ve burjuvazinin isyankâr kitleleri pasifize etmek için yeni bir ideolojiye ihtiyacı olduğuna dair inancını da ortaya koymaktadır.
Peter Atkins
Peter Atkins Oxford Üniversitesinde Lincoln College üyesi kimya profesörü. Dünyaca ünlü bir dizi kimya ders kitabının yazarıdır. Bu kitapların yirmi yılı aşkın süredir dünyada en çok tercih edilen kitaplar olmasının sırrı, onun meseleleri (özellikle de zor kavramları) çok net ve akılda kalıcı bir şekilde açıklayabilme yeteneğinde yatar. Bu yeteneğini kitaplarında genel okura da düzenli olarak sundu (Richard Dawkins bu kitaplardan biri olan The Creation'ı “şimdiye kadar yazılmış en güzel popüler bilim kitabı” olarak niteledi) ama Galileo'nun Parmağı içlerinde en büyük etkiyi yaratanı oldu.
Robert Biel
University College London’da siyasal ekoloji dersleri veren Robert Biel, New Imperialism ve The Entropy of Capitalism kitaplarının da yazarıdır. Sistem teorisi alanında araştırmalar yürütmekte, kentsel tarım alanında da kapsamlı pratik çalışmalar gerçekleştirmektedir.
Tom Keough
Tom Keough tüm ömrünü sanatçılık yaparak, yeteneklerini iyiye kullanmaya çalışarak geçirmiştir. Tom’un resimleri ve çizimleri Modern Sanatlar Müzesi’nde ve Birleşmiş Milletler ofislerinde sergilenmiş, sendika bültenlerinde yer bulmuştur. Çizimleri, Ulusal Kiliseler Meclisi ile Savaşa Direnenler Birliği gibi kurumlar tarafından kullanılmıştır.