Yazarlar

Alfabe ile Filtrele

3 yazar bulundu harf: MFiltreyi temizle

Mao Zedong

Mao Zedong (1893-1976) 1949 Çin Devrimi’nin önderi, ÇHC’nin kurucusu, ÇKP içinde “sosyalist yol”un en önde gelen temsilcisi, Kültür Devrimi’nin mimarı, 68 Hareketi’nin esin kaynaklarından biri, görüşleriyle dünya komünist hareketini derinden etkilemiş komünist devrimci. 1893’te Hunan Eyaleti’nde doğdu. Orta halli bir köylü ailesinin çocuğuydu. Henüz ortaokul öğrencisiyken Sun Zhongshan’ın fikirlerinden etkilenerek cumhuriyetçi ordu saflarına katıldı. Öğrencilik yıllarında milliyetçilik, bölgecilik, feminizm, liberalizm, anarşizm gibi farklı düşünce akımlarından etkilendi. Kütüphaneci olarak çalışmaya başladığı Peking Üniversitesi’nde başta Li Dazhao ve Chen Duxiu olmak üzere Ekim Devrimi’nden etkilenen aydınlarla tanıştı. 1919’da Marksizmle ciddi olarak ilgilenmeye başladı ve kısa süre sonra radikal-anarşist görüşlerinden sıyrılarak hayatı boyunca bağlı kalacağı bilimsel sosyalist düşünceyi benimsedi. 1920’de memleketi Hunan’da komünist bir örgüt kurdu. 1921’de yalnızca on üç delege ve iki Komintern temsilcisinin yer aldığı ÇKP’nin ilk Ulusal Kongresi’ne katıldı; iki yıl sonra ise 1927’de “Merkez Komite” adını alacak olan Merkez Yürütme Kurulu’na seçildi. 1926’da Parti’nin Köylü Hareketi Bürosu’nun başına getirildi. Komintern’in denetimi altındaki ÇKP merkezinin ağırlıklı olarak savunduğu Sovyet tarzı kent merkezli devrim stratejisinin, Çin’in nesnel koşullarına uygun olmadığını düşünüyordu; ortodoks şablona meydan okuyan görüşlerini 1927 yılında meşhur Hunan Raporu ile ÇKP merkezine bildirdi. 1927’de GMD-ÇKP işbirliği bozulup Parti’nin kentlerdeki hücreleri ve işçi sınıfı içerisindeki örgütlenmesi anti-komünist terör yüzünden neredeyse tamamen dağıtılınca, Mao’nun merkezî hükümetin görece zayıf olduğu kırsal bölgelerde örgütlenmeye ağırlık verme ve iktidarı halk savaşı yoluyla parça parça ele geçirme fikri parti saflarında da güç kazanmaya başladı. 1931’de kurulan kısa ömürlü Çin Sovyet Cumhuriyeti’nin başkanıydı. 1930’lu yıllarda, özellikle de Uzun Yürüyüş sırasında toplanan ve Komintern merkezli devrim stratejisini mâhkum eden Zunyi Konferansı’ndan (1935) sonra ÇKP’nin tartışmasız önderi hâline geldi. 1943’te Politbüro’nun başına getirildi. 1945’te toplanan ÇKP’nin 7. Ulusal Kongresi’nde Mao Zedong Düşüncesi ilk kez resmen Parti’nin yol gösterici ideolojisi olarak kabul edildi. 1949’da Beijing’de ÇHC’nin kuruluşunu ilân etti. Yeni Demokratik Devrim’den sosyalist devrime geçiş sürecinde Parti içinde patlak veren derin görüş ayrılıklarında “sosyalist yol”un önderliğini yaptı. 1950’li yıllardan itibaren Sovyet tarzı bürokratik sosyalist inşa modelini eleştirmeye başladı. Gerek SSCB ve diğer sosyalist ülkelerdeki, gerekse Çin’deki gelişmeleri değerlendirerek üretim araçları kolektifleştirildikten sonra da sosyalist toplumda sınıf mücadelesinin devam ettiğini; üretim ve bölüşüm süreçlerini denetim altında tutan parti kadroları, bürokratlar ve yöneticilerin yeni bir sömürücü sınıf olarak kemikleşebileceğini; dolayısıyla sosyalist ülkelerde kapitalist restorasyon tehlikesinin esas olarak dışarıdan ya da eski hâkim sınıfların kalıntılarından değil, doğrudan doğruya iktidardaki Komünist Parti’nin içinden geldiğini savundu. Parti ve devletteki yozlaşmanın önüne geçmek için halk kitlelerinin her düzeyde, doğrudan yönetime katılmaları, kendi içlerinden seçtikleri yöneticileri sürekli denetlemeleri ve “kapitalist yola” meyleden iktidar sahiplerini gerekirse isyan ederek alaşağı etmeleri gerektiğine inanıyordu. Bu görüşleri, 1966’da başlattığı son büyük kitle hareketi olan Büyük Proleter Kültür Devrimi’nin de temel savıydı. Kültür Devrimi politikasının özünde doğru olduğunu ölene dek savundu. 1966’da başlayan hareketin 1949 devrimi kadar önemli olduğunu; sınıfsız toplumun inşasına dek daha pek çok Kültür Devrimi benzeri kitle hareketi gerçekleştirilmesi gerektiğini dile getirdi. 1976’da hayatını kaybetti. Ölümünden kısa süre sonra askerî bir müdahaleyle iktidarı ele geçiren reformcular, radikal takipçilerini tutukladı ve Kültür Devrimi’ni “On Yıllık Kargaşa” dönemi ilân etti. Mao, kendisinden sonra gelen üst düzey ÇKP yöneticileri tarafından 1950’lerin ikinci yarısından itibaren “sol-sapma” göstermekle suçlandı. Düşünceleri sadece Çin’de değil, Doğu’dan Batı’ya bütün dünyada gençlik ve kitle hareketleri içinde yankı buldu. Özgün kuramsal katkıları nedeniyle, uluslararası komünist hareketin önemli bir bölümü tarafından Marx ve Lenin gibi bilimsel sosyalizmin “büyük öğretmen”lerinden biri kabul edildi. Burjuva akademide ve yazında, ütopyaları için milyonlarca insanı feda etmekten çekinmeyen bir kitle katliamcısı olarak şeytanlaştırıldı. Günümüzde pek çok komünist parti ve örgüt, Kültür Devrimi’nin sosyalist doğrudan demokrasi deneyimini, Marksizmin doruğu olarak değerlendirmeyi sürdürmektedir. Çin’de hâlâ etkin olan çok sayıda irili ufaklı Yeni-Maoist grup, mirasına sahip çıkmaktadır.

1 kitap

Mobo Gao

Çin’in küçük bir köyünde doğdu ve büyüdü, Xiamen Üniversitesi’nde İngilizce eğitimi görmeye başlayana dek de köyünden ayrılmadı. Lisans eğitiminin ardından İngiltere’ye gitti; yüksek lisans ve doktorasını Essex Üniversitesi’nde tamamladı. Profesör Gao Çin’de, İngiltere’de ve Avustralya’da çeşitli üniversitelerde çalışmanın yanı sıra; Oxford, Harvard ve bazı diğer üniversitelerde konuk araştırmacı olarak görev yapmaya devam etmektedir. Halihazırda Adelaide Üniversitesi’nde Konfüçyüs Enstitüsü başkanlığını yürütmektedir. Profesör Gao’nun araştırma alanları arasında Çin kırsalı çalışmaları, günümüz Çin siyaseti ve kültürü, Çin’den Avustralya’ya göç ve Çin dili bulunmaktadır. Yayınlanmış eserleri arasında dört monograf ile sayısız kitap bölümü ve makale yer almaktadır. Kitaplarından biri, Gao Köyü: Modern Çin’de Kırsal Yaşam [Gao Village: Rural Life in Modern China], geldiği köyü konu alan bir alan araştırmasıdır. Son kitabı olan Çin’in Geçmişi İçin Mücadele: Mao ve Kültür Devrimi’nde [The Battle for China’s Past: Mao and the Cultural Revolution] ise Mao dönemi ve Kültür Devrimi’ni yeniden değerlendirmektedir.

1 kitap

Muzaffer Oruçoğlu

Muzaffer Oruçoğlu,18 Mart 1947’de, Kars’ın Göle kazasına bağlı Büyük Zavot köyünde doğdu. Köyünde ilkokul olmadığı için ilkokulun ilk üç yılını komşu köyün (Küçük Zavot) okulunda, bir yılını kendi köyünde, son yılını da Kars’ta okudu. Kars Ortaokulu’nu bitirdikten sonra, Öğretmen Okulu sınavlarını kazanarak Rize Öğretmen Okulu'na, iki yıl sonra da İstanbul Çapa Yüksek Öğretmen Okulu Hazırlık Lisesi'ne gitti. Bir yıl sonra, Fen Fakültesi Matematik Astronomi bölümüne girdi. 67’de içlerinde İbrahim Kaypakkaya’nın da olduğu 9 arkadaşıyla birlikte, Amerikan 6. Filosu'na karşı yayınladıkları bildiri gerekçesiyle Çapa Yüksek Öğretmen Okulu’ndan atıldı. 68 öğrenci hareketlerine katıldı. 1969’da Değirmen Köyü'ndeki toprak işgaline katıldı ve tutuklanıp Silivri Cezaevi'ne konuldu. 1972’de TKP(M-L) kurucuları arasında yer aldı. 1973’de İstanbul’da yakalandı ve ömür boyu hapse mahkum edildi. Tutsaklık yıllarını şiir ve roman yazarak geçirdi. 13 yıl tutsaklıktan sonra askere alındı. Askerden 40 gün sonra, Mayıs 1986’da firar edip, Yunanistan’a kaçtı ve ardından Fransa’da iltica etti. Yeniden roman yazmaya ve resim yapmaya başladı. Politika ve edebiyat dergilerinde makaleleri yayınlandı. 1988’de evlenerek Avustralya’ya yerleşti. Bu kıtada ilkin iki yıllık resim ve heykel kolejini (Greensborough TAFE COLLEGE - NMIT) bitirdi. Daha sonra Royal Melbourne Teknoloji Enstitüsü'ne (RMIT) bağlı, PUBLİC ART bölümünde üç yıl resim ve heykel eğitimi aldı. Şimdiye kadar toplam 6 ülkede yetmişe yakın kişisel resim sergisi açtı. 13’ü roman, 8’i şiir, 2’si masal,1'i siyasal tarih olmak üzere olmak üzere 32 kitabı yayımlandı. 2011 yılı Abdullah Baştürk işçi edebiyat ödülü Grizu adlı 4 ciltlik romanına verildi. Sancı Kültür Sanat Edebiyat Dergisi'nin danışma kurulundadır ve burada makaleleri yayınlanmaktadır. Ayrıca Güncel Sanat Dergisi'nde de makaleleri yayınlanmaktadır ve halen Avusturalya’da yaşamaktadır.

2 kitap